İKTİDAR KAZANACAK!

20.05.2015 tarihinde İktibaslar kategorisine eklenmiş, 484 Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Bülent KOCA

egemenlikkayitsizsartsiz

Bu metin; gerçek iktidar sahibinin mesajını, muhaliflere yani kendi yanlarından uydurdukları sözde çözümleri, insanlara huzur, güven, barış, mutluluk ve hakikat yolu olarak sunan,  bütün muhalefete, güncel bir hatırlatma olması niyetiyle kaleme alınmıştır.

Ey kendilerince iktidara hazırlananlar!

Şunu bilin ki gerçek iktidar sizleri bir damla sudan yaratan,  yerleri ve gökleri ve içindeki her şeyi kendi emri ve hükmü altında tutan âlemlerin Rabbi Allah’a aittir. Malumdur ki İnsanlık tarihinin başlangıcından bu güne, bütün insanlara tecrübeleri karşılığında Allah tarafından bahşedilen bir kısım bilgi, âlemlerin Rabbinin ilminin bir zerresi dahi değildir. Bundan dolayı kâinatın hâkimini, ilmin ve mülkün sahibini hesaba katmadan, onun ölçülerini ve bizim huzur güven ve kardeşlik içinde yaşamamız için önerdiği yaşam tarzını dikkate almadan, ortaya konulacak her türlü çaba, fikir ve sözde çözüm, dertlere derman olmak yerine yaraları daha da azdıracaktır.

Allah’ı ve insanların üzerindeki nimetlerini görmezden ve duymazdan gelerek, kendi uydurdukları yolu insanların önüne en doğru çözüm olarak sunup, haddi aşan bütün muhalefet şunu bilmelidir ki;  dün yeryüzünde kendilerini yenilmez sanan ve Allah’ın hükmünü reddedip, kendi hükümlerini yaşanılabilecek tek doğru olarak gören, bütün halklar, bugün cehennemin dibindedir.  Tıpkı Ad kavmi gibi, tıpkı Mekke müşrikleri gibi, tıpkı firavun ve denizin dibine batan ordusu gibi. Rabbimiz her birine dünyada bir müddet vermiştir. Fakat onlar hakka değil, nefislerinin ve halkın heva ve hevesine tabii oldukları için, Rabbim hepsini mağlup etmiş ve bir paçavra gibi hak ettikleri cehennemin dibine göndermiştir. Unutulmamalıdır ki insanların, Âlemlerin Rabbinin onayından geçmeyen her bir davranışı, ancak heva ve heves ürünüdür.  Açık bir şekilde Allah’ın ayetlerini görmezden gelerek, Hakkın değil, halkın heva ve heveslerinin hâkimiyete esas kabul edildiği bir sistemi, sorunların çözüm merkezi olarak kabul etmek, huzura ve mutluluğa giden yolu bu sistemde aramak ise kâinatın efendisine büyük bir saygısızlıktır. Bu şekilde kurgulanmış iktidarcılık oyununun sonu ancak hüsrandır.

Kışı ve baharı, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı belli bir sistem içerinde yüzyıllardır birbirinin peşi sıra getiren Rabbimiz, insanların sorunlarını çözmekten aciz değildir. İnsanlar tıpkı rüzgârlar gibi, bulutlar gibi, denizler ve yağmurlar gibi, filizlenip meyveye durmuş ağaçlar gibi gerçek iktidarın çağrısına kulak verip, Allah’ın çizdiği doğrultuda hakkıyla yürürlerse yeryüzünde bozgunculuğun, hırsızlığın, haksızlığın ve düşmanlığın değil, ıslahın, adaletin ve kardeşliğin hâkim olacağını göreceklerdir.

Bugün hakkın kayıtsız şartsız hâkimiyetine teslim olmayan, sözde dahi olsa halkın kayıtsız şartsız hâkim olacağını iddia eden bütün çağrılar, iktidarın değil, muhalefetin çağrısıdır. Kayıtsız şartsız halkın iktidarına davet eden bütün ideolojilerin, partilerin veya devletlerin çağrıları ancak hakka muhalefet çağrısı olabilir. Bu çerçevede hakkın hâkimiyetine karşı uydurulmuş demokrasi, hakkın iktidarına karşı mücadele veren çağdaş isyankârların ortak çatısı olmuştur. Davranışların Allah’ın emir ve yasaklarına göre değil, demokratik olup olmamasına göre yargılanması bu durumun en büyük göstergesidir. Bu çerçevede birleşmiş milletler adı altında oluşturulmuş olan sözde küresel sistem, özde küresel isyanın merkezi olmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Demokrasiyi ve halkın kayıtsız şartsız hâkimiyetini esas alan bütün oluşumlar, devletler, partiler, vb. Allah’ı ve hükümlerini hiçe sayan küresel emperyalizmin kurmuş olduğu sömürü sisteminin çarklarıdır. İnsanlar bu çarklar içerisinde ancak öğütülerek insanlıktan çıkıp isyana sürüklenirler.

Oysaki Âlemlerin Rabbi, kâinat iktidarının gerçek sahibi bizi kendinden yana olmaya ve isyankârların cehennem çağrılarına aldırmamaya çağırmaktadır. O bize NATO ordularına değil, Allah’ın izzetine sığınmamızı öğütlemektedir. O bize yalancılığı, hırsızlığı, iffetsizliği, hayâsızlığı, faizciliği, yalakalığı, adam kayırmacılığı, asiliği, lutiliği, arzu ve heveslerimize tabii olup bozgunculuk yapmayı değil, emr olunduğumuz gibi dosdoğru olmayı emretmiştir. Bizi hem doğru olmaya hem de yalnızca doğrularla beraber olmaya çağırmıştır.

Rahmanın iktidarını hiçe sayanlar, kendilerine verilen zamanı kendi aleyhlerine kullanarak pervasızca ifsad ağlarını genişletip, Allah’ın nurunu söndürme gibi boş bir çaba içerisine girmektedirler. Oysaki her şeyin sahibi Allah, kâinattaki bu düzeni bozmaya çalışan isyancılara sadece kısa bir mühlet vermiştir. İnsanlık tarihi boyunca muhalefetteki isyan şebekesi, reklamı çok olsa da sesleri çok çıksa da içi boş ve kökleri olmayan kütük gibi hakikatten gelen bir rüzgâr ile yok olup gitmiştir. Sonunda hepsine bu âlemde tanınan mühlet sona ermiş ve dünyada kapanan gözlerini hâkimler hâkiminin gazap meleklerinin kollarında açmışlardır. Orada mutlak galip olanın, iktidarı mutlak olanın davetini reddetmenin, görmezden gelmenin, ne demek olduğunu anlayacak, sonsuza kadar kendilerini yalnız bırakmayacak olan azapla baş başa kalacaklardır. Çünkü batıl yenilmeye ve yok olmaya mahkûmdur. Bundan dolayı izzeti Allah’ın safında aramalı, batılın safında hak kırıntıları aramaktan kaçınmalı ve gerçek iktidar sahibinin davetine icabet etmelidir.

Evet, Rabbimiz bizleri davet ediyor!

Ölümü ve ölüm sonrası hesabı hatırlayıp, yalnızca doğruya tabii olmaya davet ediyor. Yalanı bir bütün hayatımızdan uzaklaştırıp, Allah’a teslim olmaya, yapacağımızdan dahi emin olmadığımız kuru vaadler vererek, oy kapmanın hesabını değil, sırat köprüsünü dosdoğru geçmenin hesabını yapmaya davet ediyor.. İnsanlar tarafından uydurulmuş mutlu yarınlara, şarap kokan suratların isyan yüklü özgürlük naralarına değil, Allah’ın sonsuz mutluluk çağrısına davet ediyor. Sahte kimliklerin veya göreli hakların değil, hakiki kimliğin ve mutlak hakikatin davasını vermeye davet ediyor. Beşerin uydurduğu yalan yanlış kanunlara veya bize dayatılmış sahte hakikatlere değil; kâinatın her zerresinin kanununu elinde tutan, hâkimler hâkimi, hakkın ve hakikatin gerçek belirleyicisin emirlerine uymaya davet ediyor. Kimseye zulmetmeden, kimseye haksızlık etmeden,  doğrulardan bir an olsun taviz vermeden, haddini bilerek, Rahmana kulluk bilinciyle yaşamaya davet ediyor.

Yalan üzerine bina edilmiş kirli siyaseti, stratejik hesapları, ikiyüzlülüğü riyakârlığı ve halka tapmayı bırakıp, inanarak ve güvenerek yalnız kendisine ibadet etmeye çağırıyor. Ve Huzursuz kalplerimize huzur verecek olanın, kavgacı öfkelerimizi tek dindirecek olanın ve bizim kalplerimize sekineti indirecek olanın ancak kendisi olduğunu bildiriyor. İyinin, güzelin, doğrunun, izzetin ve onurun çoklukta ve çoğunlukta değil, ancak Allah’ın katında olduğunu haber veriyor. Kendini yarı tanrı zanneden, yandaşını kayıran, helali haram, haramı helal kılan soytarıları değil; hak ve hakikatin ikame edilmesi için kızını dahi cezalandırmaktan çekinmeyen emin bir elçiyi rehber edinmemizi istiyor.

Ey insanlar Gelin!

Gerçek hakkı ve haklıyı en iyi bilen Hakkın sahibine kulak verelim!

Gelin kudretiyle sorunlarımızı çözmeye hazır olan tek makama yönelelim!

Arzu ve heveslerimize göre değil; hedef ve sorumluluklarımıza göre yaşamayı öğrenelim!

Huzur ve mutluluğun güven ve istikrarın yolunun kavgacı öfkeli partilerin bağırtılarının arasında değil, ancak rabbimizin yolunda ve yalnız onun konvoyuna katılmakla olabileceğini görelim!

Allah’ın hâkimiyetini inkâr üzerine kurulmuş, hevayı ilahlaştıran, şeytani bir sistemin sahte kurtarıcılarına, sahte kahramanlarına kulak vermeyelim!

Siyasetimizi istikametimizi maslahatımızı davetimizi ve kendimizi doğruluk üzerine inşa edelim!

Yanlışlardan bir yanlışa,  evet demektense, gerekirse tek başımıza izzetimizle dosdoğru yaşamayı ilke edilelim.

İlgili Terimler : , ,
Yazar Hakkında
imamoglumehmet

Yazar : imamoglumehmet

Yazar Hakkında : Ankara 1973 doğumluyum. Mamak İmam-Hatip Lisesinden 1991’de mezun oldum. 1996’da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden İyi dereceyle mezun oldum. 1996’da Artvin’de öğretmenliğe başladım. Hâlen Ankara Keçiören Anadolu İmam-Hatip Lisesinde Meslek Dersleri öğretmenliği yapmaktayım.

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Sitemizde En Çok Okunan İçerikler

Hangi Mevlânâ, Gerçek Mevlânâ? Mevlânâ[1] ve Mevlevilik Türkiye‘de öteden beri ilgi gören bir
İslâm’da Tesettür Hicret İMAMOĞLU Yeryüzünde insanca ve müslümanca bir hayat sürdürmemiz için
Rabbânî Âlim Abdulfettah Ebû Gudde (Rh.a) Hz. Muhammed Efendimizin: “Ümmetimden kıyamete kadar hak üzere sebat
Rukye Tedavisi Ve Muska Takmak Üzerine Notlar İnsan dünyaya gelişinden itibaren imtihan süreci işlemektedir. İnsanın dünya

Sitemizde En Çok Yorumlanan İçerikler

Hangi Mevlânâ, Gerçek Mevlânâ? Mevlânâ[1] ve Mevlevilik Türkiye‘de öteden beri ilgi gören bir
İrtidat ve Yeni Dünya Düzeni
İrtidat ve Yeni Dünya DüzeniDr. Mehmet SÜRMELİ Dinin, “ hayat tarzı” olduğunu düşünürsek günümüzde
Ilımlı İslam(!)’ın Şövalyesi: Fethullah Gülen Ubeydullah TOPRAK ‘Ilımlı İslam’, adından da anlaşılacağı üzere, İslam Dini’ni
Hangi Selefilik? Yunus Dinçkan / Ümmet-i İslâm Son yıllarda yaygınlık kazanan ve

Son Yapılan Yorumlar

  • Videolar

    Düğün Sohbeti

    Suriye ve Mısır'daki Kardeşlerimiz İçin Dua

    Ahir Zaman Müslümanına Notlar

  • RSS Bilinmeyen besleme

  • Arşiv

  • Etikeler

  • Tavsiye Siteler

  • Ziyaretçiler

  • En Çok Okunan Yazılarım

  • Sosyal Medya’da Paylaşın